Starbucks – Gönlünü İşe Vermek

Kitabın ismine ve kapağına baktığımda boş bir kitap hissi uyandırmıştı. Biraz inceledim falan hoşuma gitti, zaten genel olarak şirketlerin kurulma hikayeleri ilgimi çekiyor bu da insanlara aşikare kazık atmayı başaran bir marka olduğu için daha çok merak ettim. Ama fiyatı biraz fazla gelmişti(d&r piyasada çok rakibi olmadığından fiyatları yükseltiyorda yükseltiyor) ve kapak tasarımından dolayı çok ısınamamıştım kitaba. İnternetten de biraz araştırdıktan sonra almaya karar verdim ve iyi ki almışım.

Starbucks İcra Kurulu Başkanı olan Howard Schultz ve yazar Jones Yang ortaklığıyla hazırlanmış. Türkçeye çevirisi biraz kötü yapılmış, okurken bazı yerlerde o anlamsızlığı hissediyorsun.

Kitapta bizim Howard’ın çocukluğundan, Starbucks icra kurulu başkanlığına kadar olan süreç ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Bizimki, klasik Türk filmlerindeki gibi, fakir, ezik falan ama bi o kadar da zeki, azimli ve hırslı. Üniversiteye gidecek parası yok falan sonra sen bir hırs yap, bizimki şimdi dünyaya kahve satıyor.

Starbucksa bu kitabı okuduktan sonra gittiğimde etraftaki her şey daha bir anlamlı geldi(tabi ne olursa olsun sırf kahve için o kadar para bayılmak çok da mantıklı bir iş değil o ayrı konu, ben sadece şirketin işleyiş mantığına hayranım). Kitapta şirketin her evresi , sorunlara karşı yaklaşımı, çalışanlarla olan ilişkisi muazzam anlatılmış. Bizimki harbiden gönlünü işine vermiş, her sabah insanları işe giderken dükkanlarına uğramayı alışkanlık haline getirmesini başarmış. Çalışanlarına şirketi kendi şirketiymiş gibi hissettirmiş. Şu an bizim gidip hiç farkında olmadan kullandığımız bir çok ürünü şirket büyük toplantılarla, muazzam beyin fırtınalarıyla ortaya çıkamış. Elimiz yanmasın diye kullandığımız bardak tutacağı gibi… Yaa vayt çaklıt moka bugünlere kolay gelmedi. Sıfırdan dünyaya yayılmış bir şirketin etkileyici bir hikayesi, zaman ayırmaya değer.

Bir cevap yazın