Gezdim Gördüm 1 – Gaziantep

Blogda bazı değişikliklere gitmeye karar verdim ve kendime yazabileceğim bir kaç konu seçtim. “Gezdim Gördüm” kategorisi de bunlardan birisidir. İnternette fazlasıyla seyahat bloğu var ve bunlardan bazıları gerçekten bu işi çok iyi yapıyorlar. Onların yanında fazlaca amatör kalacağım fakat ben de gezip gördüğüm yerleri kendi bakış açımdan değerlendirip gidecek olan kişilerde en azından bölgeyle alakalı bir ön fikir oluşturmayı hedefliyorum.

Bu kategorinin ilk yazısına Gaziantep ile başlayacağım. Gaziantep’i sadece gezip görmedim neredeyse 1 sene orada ikamet ettim. Onun için en rahat anlatabileceğim şehrin Gaziantep olduğunu düşünüyorum.

Gaziantep’in Coğrafi Özellikleri

Gaziantep, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Türkiye’nin en kalabalık 9. şehridir. Kentindoğusunda Şanlıurfa; batısında Osmaniye ve Hatay; kuzeyinde Kahramanmaraş; güneyinde Suriye; kuzeydoğusunda Adıyaman; güneybatısında da Kilis yer almaktadır. 6222 km²’lik alanıyla Türkiye topraklarının yaklaşık olarak %1’lik bölümünü kapsamaktadır.

Güneydoğu Torosların uzantısı olan Sofdağları’nın bulunduğu ilde;Dülükbaba, Sam,Ganibaba ve Sarıkaya Dağları yer alır. İslahiye, Barak, Araban, Yavuzeli ve Oğuzeli ilin önemli ovalarını; Fırat Nehri, Nizip Çayı, Afrin Çayı, Merziman Çayı ve Alleben Deresi ise ilin önemli akarsularını oluşturmaktadır.

Türkiye’nin Mutfağı

Bu kadar coğrafi malumattan sonra artık işin zevkli ve bir o kadar da lezzetli kısmına geçebiliriz. Bildiğiniz üzere Antep Mutfağı UNESCO tarafından tescillenmiş dünyanın sayılı mutfaklarındandır. Zaten onların seçmesine de gerek yok şehirde herhangi bir yemekle ilgili bir dükkana girin, hemen hissedeceksiniz lezzeti. Tabi bölgede nam salmış, dünya çapında müşterilere sahip restoranlar da var ama oralara gidip bir çuval para bayılmanın çok mantıklı bir iş olduğunu düşünmüyorum çünkü bölge insanının zaten yemek yapmaya karşı ayrı bir yatkınlığı var, orta sınıf bir restorana giderek de aynı lezzetleri daha az acıyla deneyimleyebilirsiniz. Açıkçası ben orada kaldığım 1 yıllık süreçte, dışarıda yemek istediğim zamanlarda , bize en yakın olan” Nohutçu Metin” adında bir dürümcüye gidiyorduk. Fiyat-performans açısından değerlendirmek gerekirse; bence fazlasıyla iyi bir mekan. Zaten Antep’te kime sorsanız size söyler hemen. He bir de Nohutçu Metin demişken, orada ilk kez duyduğum ve ilk kez orada yediğim “nohut dürüm”den bahsetmeden olmaz. Suyu süzülmüş, bir gece önceden haşlanmış olan nohutları baharatla ve soğanla karıştırıp dürüm haline getirdikten sonra nefes almadan yediğiniz bir şey. Yani en azından Antepli arkadaşlarım inanılmaz yiyiyorlar ve seviyorlar. Bana kalırsa çok ağır ve o kadar da lezzetli bir şey değil ama doyuruculuğu çok yüksek diyebilirim. Merak edenler için tarifi: https://yemek.com/tarif/nohut-durumu/

Bir de baklava var tabi. Bu nasıl anlatılır bilmiyorum. Burada baklavanın ne olduğunu öğreneceksin. “Bunlar baklavaysa bu güne kadar yediklerim ne?” diyeceksin. Baklava da acımayıp parayı bastım en iyi mekanlara gittim ve gerçekten muzzamdı ama yine şunu söylemeliyim ki Antep insanı yemek konusunda müthiş yetenekli o yüzden ara sokaktaki bir baklavacıdan yeseniz bile(tabi biraz abartıyorum o kadar da değil) ilk kez baklava giyiyormuş hissine kapılabilirsiniz. Bilmiyorum, belki ortamın etkisinden de öyle hissetmiş olabilirim. Ben de iki kere falan ünlü yerlere gittim daha sonra her hafta yine bize en yakın küçük bir baklavacıya gittim. Odukça ucuz ve gayet lezzetliydi. Kendi tecrübelerimden sonra biraz da genel olarak Antep’te nerede ne yenir? Ona bir bakalım.

Gaziantep’te Nerede Ne yenir?

  • Metanet Lokantası’nda Gaziantep Beyran çorbası
  • Katmerci Zekeriya Usta’da katmer
  • Gaziantep Halil Usta’da küşleme
  • Koçak’ta baklava
  • Aşina Restaurant’ta Antep çorbası yuvalama
  • Orkide Pastanesi’nde yöresel Antep kahvaltısı
  • Dürümcü Recep Usta’da nohut dürüm
  • Gaziantep İmam Çağdaş’ta Ali Nazik ve fındık lahmacun
  • Çulcuoğlu’nda karışık Antep kebapları
  • Erçelebi’de kömürde kadayıf ve künefe
  • Tahmis Kahvesi’nde Menengiç kahvesi

Güneydoğu’nun Paris’i

Antep’e ilk gitmeye karar verdiğimde açıkçası biraz endişeliydim, medyanın doğu ile ilgili sürekli olarak olumsuz haberleri sağ olsun! Halbuki gittiğim de hiç öyle bir ortamla karşılaşmadım. Kendimi gayet modern ve iyi planlanmış bir şehrin ortasında buldum. İnsanlar çok sıcakkanlı, herhangi bir şey sorduğunuzda yardımcı olmak için can atıyorlar. Konuşma tarzlarından dolayı biraz anlamakta güçlü çekebilirsin ama zamanla alışıyorsun. Şimdi biraz da gezilecek yerlerden bahsedelim.

Gaziantep’te Gezilecek Yerler?

1. Şahinbey Savaş Müzesi

Gaziantep’i gezmeye başlamak için bundan daha iyi bir yer olamaz. Evet, burası Gaziantep’in Kurtuluş Savaşı’nda verdiği kahramanca mücadeleyi anlatan bir müze ama aynı zamanda Gaziantep’in kosmopolit yapısını, kültürünü, yaşam tarzını ve savaştan sonraki evrimini de anlattığı için Gaziantep ile tanışmak için de çok iyi bir yer.

Güzel bir müze olmuş, insan gerçekten etkileniyor, hüzünleniyor. Batıdaki mücadele daha kritik önem taşıdığı için Antep istilacılara karşı yalnız başına kalmış. Önce İngilizler gelmiş. Onlar ılımlı bir yaklaşım sergiledikleri için nisbeten huzurlu geçmişse de Fransızların gelmesi ile Antep’te büyük acılar yaşanmış. Aç, hasta, cephanesiz kalan halkın kendi kendini müdaafa etmek için verdiği tüyler ürperten mücadelenin hikayesini mutlaka burada yerinde görmelisiniz.

2. Bakırcılar Çarşısı

Bakırcılar Çarşısı Gaziantep’in en ünlü çarşısı. Adını orada satılan bakır eşyalardan almış, zaten bakır işçiliği Gaziantep’in en eski mesleklerinden. Hatta bir el sanatı demek yanlış olmaz. Bu yüzden Gaziantep’te her köşe başında bakır sahanlar, çaydanlıklar, cezveler, bardaklar işleyen ustalar görüyorsunuz. Gaziantep’ten alınan en popüler hediyelik eşyaların içinde de tabi ki bakır ev gereçleri var.

3. Zincirli Bedesten Çarşısı

Bedesten eski zamanlarda kurulmuş, hanlar gibi üstü kapalı yerlerde ince uzun, alışveriş yapılan çarşılara deniyor. Eskiden Gaziantep’te 5 tane bedesten varmış, ama şu an hala alışveriş yapılabilir durumda olan 3 tane var: Zincirli Bedesten, Hüseyin Paşa Bedesteni ve Kemikli Bedesten.

Zincirli Bedesten 17. yüzyılda Darendeli Hüseyin Paşa’nın yaptırdığı bir bedesten ve eskiden “Kara Basamak Bedesteni” diye bilinirmiş. Bedestende özellikle baharat, hediyelik eşya gibi otantik minik şeyler satılıyor. Ayrıca et ve sebze hali olarak da kullanılıyor o yüzden sırf turistlerin değil yerlilerin de alışveriş için tercih ettiği bir yer. Bedesten aslen tek katlı olsa da bir süre sonra üstüne bir kat çıkılıp burası Adliye Binası olarak kullanılmış. Fakat sonra çıkan bir yangında bu kat yok olup şu anki haline yani alışveriş yapılan bir çarşıya dönüşmüş tekrar.

4. Gümrük Hanı

Gümrük Hanı, Gaziantep’te hala sürdürülen tüm zanaatları bir arada bulabileceğiniz tarihi bir han. Burada geleneksel el sanatları ve ürünlerin satıldığı dükkanlar, bakır, sedef, kutnu ve ebru ustalarının atölye/dükkanları var. Bir de hem han içinde hem de hanın karşısında Antepsepeti diye bir yer var.

5. Kaleoğlu Mağarası

Şahinbey Müzesi’nde bahsettiğimiz gibi mağaralar Gaziantep’in sosyal hayatının önemli bir parçası. Kaleoğlu Mağara cafesi de bunun en güzel örneklerinden biri. Önce tarihi bir hanın içine giriyor, avlusundaki kapılardan birisinden mağaraya iniyorsunuz.

6. Gaziantep Kalesi

Gaziantep Kalesi, Gaziantep’in tam merkezinde tepesinde bulunan bir kale. Ne zaman yapıldığı net bilinmese de ciddi eski bir yapı, Roma döneminde gözlem için kullanılmış. Kalenin çevresi 1200 metreymiş. Günümüzde de “Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panoraması Müzesi” olarak kullanılıyor.

7. Hamam Müzesi

Hamam Müzesi, aslında Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan külliyenin 1577 tarihli hamamı. 2015 yılında Gaziantep Belediyesi tarafından restorasyon geçirerek Osmanlı hamam kültürünün sergilendiği bir müze haline getirilmiş. Hem klasik bir Osmanlı hamamının soğukluk, ılıklık, sıcaklık gibi bölümlerini görebiliyor hem de hamam araç – gereçleri ve balmumu maketlerle canlandırılan hamam geleneklerini görüyorsunuz. 

8. Gaziantep Kahramanlık Panorama Müzesi

Gaziantep Kalesi’nin içinde bir bölüm Panorama Müzesi’ne ayrılmış ve bu bölümde savaş yıllarını anlatan resimler, maketler ve heykellerin olduğu bir galeri var. Galeride Antep halkının ve askerlerin İstiklal Savaşı’nda verdiği mücadele anlatılıyor.

9. Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi

Medusa Cam Eserler Müzesi Türkiye’deki ilk özel cam eser müzesi. Bu müze de Gaziantep Kalesi’ne yakın tarihi bir Gaziantep evine kurulmuş. Müzede tunç çağından tutun da Roma, Bizans ve İslami dönemlere dair cam ve toprak eserler sergileniyor. İçinde antikaların satıldığı bir bölüm ve mozaik – cam boncuk yapılan farklı odalar var. 

10. Naib Hamamı

Hamama girmeye muhtemelen vakit yok ama yıldırım gezginler için bir not olarak burada dursun: Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bile söz edilen Tarihi Naib Hamamı Gaziantep Kalesi’nin tam aşağısında kalıyor. Hamam tam 1640 yılında inşa edilmiş ve Gaziantep’te hala günümüzde Osmanlı’nın hamam geleneğini yansıtan en güzel yerlerden. 

11. Zeugma Mozaik Müzesi

Zeugma Mozaik Müzesi Gaziantep’in en önemli turist noktalarından birisi. 2011’de açılan müze dünyanın en büyük mozaik müzesi olarak açılmış ama sonradan 2014 yılında Hatay Arkeoloji Müzesi’nin açılmasıyla Zeugma Mozaik Müzesi dünyanın ikinci en büyük mozaik müzesi haline gelmiş. 1700 metrekare gibi epey büyük bir alana yayılan eserler yaklaşık iki bin yıllık mozaikler. Müzedeki mozaikler Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılmış bu yüzden özellikle arkeolojik olarak çok değerli ve dünya çapında bilinen bir müze burası.

12.Tahmis Kahvesi

Yaklaşık 1635 yılında Tekke’ye gelir amaçlı yapılan Tahmis Kahvesi’nin mazisi gerçekten eski. Özellikle halk tarafından senelerce Lokuslu Kahve ya da Tömbekici Kahvesi diye geçse de adı Tahmis Kahvesi olarak kalmış. Tahmis ise kahvenin dövüldüğü yer demek. Kahve çok otantik ve salaş bir yer. Küçük masalar ve sandalyelerde oturup çay-kahve içiyorsunuz. Buranın özellikle dibek kahvesi meşhur. 

13. Rumkale

Rumkale Gaziantep’te Nizip ilçesinde olan Kamışlı Köyü’nün içinde bir yarımadada, fotoğrafta tam karşımda duran yer. Kale, Fırat Nehri ve Merzimen Çayı’nın tam birleşimindeki dik kayalıkların üstünde inşa edilmiş. Roma ve Ortaçağ’dan kalma kalıntılar da bulunuyor bu yarımadada. Üzerinde Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, eski dönem kalıntıları, hendekler ve kuyular gibi birçok eski dönem izleri var. Roma İmparatorluğu döneminde Hz. İsa’nın havarilerinden biri olan Yohannes’in Rumkale’ye yerleşmesi sonucunda Hristiyanlık’ın yayılımı hız kazanmış. Bu yüzden Rumkale de Hristiyanlık tarihinin önemli yerlerinden sayılıyor.

14. Emine Göğüş Gaziantep Mutfak Müzesi

Emine Göğüş Gaziantep Mutfak Müzesi, Gaziantep Kalesi’ne 200 metre uzaklıkta. Türkiye’nin ilk Turizm Bakanlarından Ali İhsan Göğüş doğduğu evi annesi Emine Göğüş adına müze açılması amacıyla bağışlamış. Bu konak 1904 yılında yapılmış ama müze haline getirebilmek amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi restorasyonunu yapıp 2008’de müze olarak açmış. Gaziantep’in lezzetleri bildiğiniz gibi çok ünlü, bu yemekler yapılırken kullanılan mutfak araç gereçlerini ve seneler boyunca değişimini görebilmemiz amacıyla bu mutfak müzesi kurulmuş. Türkiye’nin ilk mutfak müzesi olan Emine Göğüş Mutfak Müzesi’nde Gaziantep’in mutfak kültürüne dair her şey var. 

15. Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi

Gaziantep’te sırf çocukların değil her yaştan insanların ilgisini çekebilecek çok tatlı bir müze var! Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi, 1700’lü yıllardan beri günümüze kadar oyuncakların evrimini görebileceğiniz bir müze. İstanbul Kadıköy’deki Sunay Akın’ın Oyuncak Müzesi gibi. Hatta Gaziantep’te 2013 yılında açılan bu müzenin küratörlüğünü de Sunay Akın yapmış. Ayrıca oyuncakların da eski, güzel Gaziantep evlerinden birinde sergileniyor olması müzeyi daha da görülesi hale getirmiş.

16.  Elmacı Pazarı

Yerel lezzetleri ve kültürü tatmak görülebilecek en iyi mekanlardan biri Elmacı Pazarı. Bazı yerlerde Almacı Pazarı diye de geçebiliyor. Otantik ve nostaljik bir pazar. Özellikle fıstık, ceviz gibi kuruyemişler, baharatlar; kurutulmuş neredeyse her sebze ve meyve; bakır cezveler ve sahanlar hepsini burada bulabilirsiniz. Tabi ki iş birazcık daha turistik hale gelmiş.

17. Hanlar

Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ticari hayatın önemli bir parçası olan hanlar hala Gaziantep’te bolca var. Gaziantep de ticaretin yoğun yaşandığı yerlerden olduğu için Türkiye’deki birçok ile kıyasla daha fazla sayıda han görebiliyorsunuz. Eskiden iki tarz han varmış; bir kısmı ulaşım yollarının üzerine kurulur ve bunlara “menzil” denilirmiş, diğerleri ise şehre inşa edilirmiş ve “şehir hanı” denilirmiş. Şehir hanları ticaret için kullanılır, üst katları tüccarların geceyi geçirmeleri için, giriş katlar ise onların hayvanları için bir yer olurmuş. Gaziantep’te 31 tane han varmış, farklı nedenlerle bir kısmı yıkılıp zarar gördüğü için günümüze hepsi kalamamış. Günümüze ulaşabilen hanlardan bir kısmı: Şıra Hanı, Tuz Hanı, Emir Ali Hanı, Anadolu Hanı, Kürkçü Hanı, Belediye Hanı, Elbeyli Hanı, Yeni Yüzükçü Hanı, Tütün Hanı, Hacı Ömer Hanı, Millet Hanı ve Yeni Han.

18. Gaziantep Botanik Bahçesi

Gaziantep’teki ilk botanik bahçesi olarak 2009 yılında açılmış. Botanik bahçe eğitim merkezi olma amaçlı kurulmuş ve ilkokul-ortaokul-lise öğrencileri başta olmak üzere bütün ziyaretçilere bölgenin ve Türkiye’nin bitki örtüsünü tanıtmak öncelikli hedef. Botanik bahçedeki her bitkinin üzerinde familyası, türü, anavatanı gibi bilgiler yer alıyor, bu sayede sırf bakınmaya değil de bilgi edinmeye de gidebilirsiniz

Kaynakça

1- https://gantep.bel.tr/sayfa/gaziantep-cografyasi-20

2- https://www.birhayalinpesinde.com/gaziantep-yemekleri-antepte-ne-yenir

3- https://www.bizevdeyokuz.com/gaziantep-gezilecek-yerler/

Bir cevap yazın