Bisiklet Özgürlüktür

Tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım ilk kez 3. sınıfa giderken bisikletim olmuştu.Turuncuydu ve bana biraz büyüktü fakat bu benim için önemli değildi. En nihayetinde ilk kez bir bisiklete biniyordum, umrumda mı nasıl bir şey olduğu? En başlarda 4 teker olarak sürdüm. Artık 2 teker sürme vaktim gelmişti. Önce sol teker çıkarıldı, heyecanlıyım bir o kadar da korkuyorum. Nasıl dik duracaktım? Sol tarafa düşmeyecek miydim? Hayır, tabi ki düşecektim, düştüm de. Düş kalk falan derken 3 tekere de alıştım, sıra geldi diğerini de çıkarmaya. Ya ne güzel sürüyorduk işte bu nerden çıktı şimdi? Çıkarmasak olmuyor mu? Olmuyormuş. Neyse yapacak bir şey yok, çıkardık onu da. Ee nolacak şimdi? Nasıl ilerleyeceğim derken ona da alıştım.

Önceleri bisikletsiz dışarıya çıktığımda, kapının önünden ayrılmam yasaktı. Arkadaşlarımla sadece bizim binanın civarında oynayabilirdim. Ulan bisikleti alınca artık sokağın bir ucundan diğer ucuna gidebiliyordum hatta diğer caddeye bile geçebiliyordum, yasak değildi.Hele ki iki tekere iyice alıştıktan sonra bisikletle arkadaşlarla arka sokaktan dönüp gelebiliyorduk. E bu süper bir şey. O zaman anladım ki bisiklet özgürlüktür.

Büyüdükçe bisiklete binemez oldum, okul, dersane falan derken. Lise 3te yine aklıma geldi bisiklet işi. İyi bir bisiklet alırım, bu sefer daha uzak yerlere giderim diye hayal ettim ve bisiklet almaya karar verdim. Karar verdim vermesine de nasıl alacağım? Neyle alacağım? Babamlara söylemek istemedim, kendim bir şekilde halletmek istedim. Nasıl para bulabileceğimi düşünmeye başladım. Bir dönerci de iş buldum, gittim çalışmaya. Patron etrafı süpür dedi ben ilk gün olduğu için başladım özenle süpürmeye, süpürdüm bitti. Patron ertesi gün dedi ki ‘Bizim eski eleman geldi, sana gerek kalmadı’ Hay ben senin!!! Neyse tekrar düşünmeye başladım. Dolabıma baktım bir sürü kitabım var, bir kısmını satayım nolacak deyip başladım arkadaşlarıma kitap satmaya ve yaklaşık 200 liralık kitap sattım. Kendi biriktirdiğim falan deken 900 liram oldu ama yine yeterli değildi. Artık yapacak bir şey yoktu, söyledim babama, benim şu kadar param üstünü sen tamamla diye. Üstünü tamamlamadı direk bisikleti aldı, tüm para da bana kaldı .

Uğruna kitaplarımı feda ettiğim bisikletim 🙂

Benim bisiklet serüvenim tekrar başlamış oldu. Bisiklete atlayıp yukarıdan aşağıya, gün batımında, güneşe doğru ellerini bırakarak pedallamanın verdiği özgürlük hissini uzun yıllar sonra tekrar hissetmek muazzamdı.

Bir cevap yazın